VESTED
MALATYA VETERİNER SAĞLIK TEKNİSYENLERİ / TEKNİKERLERİ

KKKA Hastalığı

TIKLA
1-http://www.uzmantv.com/kene-isirmasi-durumunda-ne-yapmaliyiz

2-http://www.uzmantv.com/bizi-isiran-hayvanin-kene-oldugunu-nasil-anlariz
3-http://www.uzmantv.com/kirim-kongo-kanamali-atesinden-nasil-korunabiliriz
4-http://www.uzmantv.com/kene-nasil-bir-hayvandir
   http://www.iyi-resimler.com/resimler-hayvan-resimleri-11-kene-resimleri-277-kene-resimleri-3386.html          KKKA HASTALIĞ I
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı, etkeni virus olan bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalığın etkeni olan virusu taşıyan keneler; yabani hayvanlar, çiftlik hayvanları ve insanlar arasında virusun taşınmasına ve çoğalmasına aracılık etmektedirler. İnsanlar, kene tutunması veya kenenin tutunmuş olduğu evcil hayvanın kan ve dokuları ile temas etmesi sonucu hastalığa yakalanırlar. Hasta insanların kanlarıyla kontrolsüz temas ile insandan insana hastalığın geçmesi de söz konusudur.
2002 yılında Tokat ve civar illerde çıkan, etiyolojisi bilinmeyen ve insanlarda ölümle sonuçlanan vakaların Kırım Kongo Kanamalı Hastalığı olduğu anlaşıldıktan sonra hastalığın takibine daha sonraki yıllarda da devam edilerek insan ve hayvan boyutu konusunda gerekli önlemler alınmıştır. Kırım Kongo Kanamalı Hastalığını bulaştıran kenelerin her yaz döneminde aktif hale gelmesi, halk arasında bir tedirginlik havası oluşmaktadır. Bu durum, kenelerle mücadele etme hususunda yeni bilimsel yöntemlerle ilgili bilgilerin, tüm sağlık birimleri çalışanlarına aktarılmasını zorunlu kılmıştır. Kenelerin faal duruma geçmeden mücadele yöntemlerinin kapsamlı ve etkin bir biçimde anlatılıp tartışılması, ayrıca toplumun bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi amacıyla yapılacak faaliyetler ile alınması gereken koruyucu önlemlerde eş güdümün sağlanması için;
http://www.spreyantikene.com/5ayda55can.html
  • 4 Mart 2009 tarihinde Aydın ilinde; İzmir, Manisa, Kütahya, Uşak, Afyon, Denizli, Isparta, Burdur, Muğla ve Antalya, Aydın,
  • 11 Mart 2009 tarihinde Çorum ilinde;Yozgat, Tokat, Amasya, Samsun, Sinop, Kastamonu, Karabük, Çankırı, Bolu, Kırıkkale, Bartın, Zonguldak, Düzce, Çorum,
  • 18 Mart 2009 tarihinde Diyarbakır ilinde; Şanlıurfa, Mardin, Şırnak, Siirt, Batman, Bitlis, Muş, Bingöl, Elazığ, Malatya, Adıyaman, Diyarbakır,
·        25 Mart 2009 tarihinde Erzincan ilinde; Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Trabzon, Giresun, Sivas, Ordu, Rize, Artvin, Tunceli, Erzincan
illerinde görev yapan toplam 48 İlin Hayvan Sağlığı Şube Müdürleri ile il ve ilçelerde görev yapan Veteriner Hekimlere yönelik hizmetiçi eğitim gerçekleştirilmiştir. Bu bölgelerde yapılan eğitim toplantılarına başta Sağlık İl Müdürlüğü, Çevre ve Orman İl Müdürlüğü personeli olmak üzere TSK kuvvetlerine bağlı görev yapan Veteriner Hekim subaylar, Tabipler Odası, Veteriner Hekimler Odası, avcı dernekleri, Tıp ve Veteriner Fakülteleri gibi ilgili kurum ve kuruluşların personeli de katılım sağlamıştır. Hizmetiçi eğitimin daha fazla etkili olabilmesi özellikle bu hastalık açısından genel olarak risk altında olan meslek gruplarından başlıcaları olan tarım çalışanları, hayvancılık yapanlar, çobanlar, mezbaha ve kombinalarda çalışanlar, kasaplar, hasta hayvan ile teması olanlar, veteriner hekimler, endemik bölgede görev yapan diğer sağlık personeli, askerler, kamp ve piknik yapanlar ile deri fabrikası çalışanlarının hastalığa yakalanmadan günlük yaşamsal faaliyetlerini hangi koruyucu önlemleri alarak sürdürebilecekleri hususunda bilgilendirilmeye çalışılmıştır.
Bu eğitimlerde Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesinde görevli Prof. Dr. Zati VATANSEVER, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesinde görevli Dr. Arş. Gör. Serkan BAKIRCI, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden Veteriner Hekim Ahmet SAFRAN, Veteriner Hekim Abdullah TANYERİ ile Genel Müdürlüğümüz Halk Sağlığı Hizmetleri Daire Başkanlığı Zoonoz Hastalıklardan Korunma Hizmetleri Şube Müdürü Ahmet UYAR ve aynı şubede görevli Dr. Veteriner Hekim Güzin ŞAHİN eğitime katılanlara konu ile ilgili detaylı bilgiler sunmuşlardır. Bununla beraber Bakanlığımızca yapılan ilaçlama çalışmalarında 2008 yılında 944880 yerleşim biriminde büyükbaş hayvanlarda 1. uygulamada 5.291.169 2. uygulamada 5.143.252, küçükbaş hayvanlarda 1. uygulamada 4.611.356 2. uygulamada 6.536.770 adet hayvana (sağmal olanlar hariç) keneye karşı ilaçlama yapılmıştır. 
Enfeksiyon kaynağı keneler, yaban hayatıyla iç içe olan dağlık yamaçlardaki meşelik ormanlara yakın yerlerden veya bu ormanlar içinde açılmış parçalı küçük tarım arazilerden insan ve evcil hayvanlara tutunmaktadırlar. Bu itibarla yaban hayatıyla iç içe olan piknik yerleri ile bu yerlere yakın veya iç içe olan tarım arazilerinde çalışan tarım veya orman işçisi, köylü, avcı veya pikniğe gidenler için hastalıktan korunma ve kontrol tedbirlerinin alınması büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla alınacak tedbirler aşağıda bildirilmiştir.
 
ü      Keneler uçma ve sıçrama kabiliyeti olmadığından genellikle yerde bulunurlar. Bu nedenle uzun otların, çimlerin ve çalılıkların bulunduğu yerlerde dolaşılırken daha dikkatli olunması gerekmektedir.
ü      Kenelerin yaşama alanlarında bulunabilecek kişiler tarafından (hayvancılıkla uğraşanlar, tarlada çalışanlar, orman işçileri, piknik yapanlar, mezbahada çalışanlar vs) repellent olarak bilinen böcek kovucu ilaçların vücutlarına sürülmesi veya elbiselerine emdirerek kullanmaları, kenelerin birkaç saat vücuda yaklaşmalarını engellemektedir.
ü      Kenelerin bulunabileceği yerlerde veya piknik alanlarında, bacakları kapatan kıyafetler tercih edilip uzun kollu giysiler giyilmeli, pantolonlar çoraplarının içine sokulmalı ve kapalı ayakkabılar giyilmelidir. Ayrıca açık renkli kıyafetler kene tesbitini kolaylaştırdığından tercih edilmelidir.
ü      Vücut (koltuk atı, kulak içi ve çevresi, göbek deliğinin içi, dizlerin arakası, saç ve kıllı bölgelerin içi ve çevresi, bacak arası, bel bölgesi) kene yönünden sık sık kontrol edilmeli, kene varsa en yakın sağlık kuruluşuna gidilmeli veya kene bir cımbızla, kenenin deriye yapıştığı yerden tutularak çıkarılmalıdır.
ü      Kenenin uzaklaştırılmasından sonra ellerin su ve sabunla yıkanması, kenenin ısırdığı bölgenin ise iyot çözeltisi gibi bir antiseptikle, alkolle veya deterjanlı su ise temizlenmesi gerekmektedir.
ü      Vücuduna kene yapışan kişiler 10 güne kadar ani başlayan ateş, baş ağrısı, yoğun halsizlik, bulantı ve kusma gibi şikayetler yönünden kendilerini izlemeli, böyle bir şikayetin olması durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.
ü      Keneler çıkartılırken öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır.
ü      Keneleri vücuttan uzaklaştırmak amacıyla üzerlerine sigara basmak, kolonya veya gazyağı dökmek gibi yöntemlere başvurulmamalıdır.
ü      Hayvancılıkla uğraşan kişiler, hayvanlarını Mart-Eylül ayları arasında kene yönünden mutlaka ilaçlatmalı, hayvanları meradan geldikten sonra mutlaka kene yönünden kontrol etmelidir.
ü      Kene bulunan hayvan barınakları İl/İlçe tarım Müdürlüklerinin sorumluluğunda uygun ilaçlarla usulüne uygun olarak ilaçlanmalıdır.
ü      Görev nedeni ile risk grubunda yer alan kişiler, hayvan veya hasta insanların kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınmalı; temas halinde mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske vb. koruyucu önlemler almalıdır.
i
            Binlerce yıldır dünya üzerinde varlığını sürdüren keneler, insan ve hayvanların bulunduğu her ortamda bulunmaktadır. Bu güne kadar dünyada bulunan 850’den fazla kene türünden 30’a yakınının Türkiye’de aktif olduğu tespit edilmiştir. Keneler; viral, bakteriyel, riketsiyal ve paraziter hastalıkları mekanik veya biyolojik yollarla bulaştırmaktadırlar. Keneler sadece ülkemizde değil tüm dünyada büyük problem olarak kabul edilmektedirler.