VESTED
MALATYA VETERİNER SAĞLIK TEKNİSYENLERİ / TEKNİKERLERİ

8 -HAYVANCILIK HABERLERİ

İnekler imdat diyecek
15.01.2009 | Ayşegül Sakarya inek

Küresel kriz ve süt fiyatlarındaki ani düşüş nedeniyle zor günler geçiren hayvancılık işletmeleri seslerini duyurmak için gazetelere ilan vermeye hazırlanıyor.
 
Yem fiyatlarındaki aşırı yükseliş ve desteklerin ödenmemesi nedeniyle 2007'den bu yana sıkıntılı günler geçiren hayvancılık sektörü, bu yıl da kriz yüzünden dar boğaza düştü. Yüzde 25-30 civarında küçüldüğü tahmin edilen sektörde işletme giderlerini bile karşılamayacak duruma gelen damızlık çiftlikleri işletmecileri seslerini duyurmak için gazetelere ilan vermeye hazırlanıyor.
Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Nizam Kağıtçıbaşı, bu şekilde kamuoyunun dikkatini çekmek istediklerini belirterek "Dernek başkanı olarak çok zor durumdayım. Arkadaşlarımız infial halinde. 'Yürüyüş yapalım', hatta 'Taksim'de soyunalım' diyen var. Kamuoyunun dikkatini çekmek için gazetelere esprili bir ilan vermeyi planlıyoruz. İlanla ilgili taslaklar ortaya çıktı. 'İmdat' diye bir başlık atıp pankart açmış 3 inek resmi koyacağız. Pankartlarda 'Lütfen bizi kesmelerine izin vermeyin' yazacak. Altında da 'Sayın Başbakanım ve Tarım Bakanım 5 yıl önce 1 litre süt 50 kuruş, şimdi 47.5 kuruş. 5 yıl önce 1 kilo yem 30 kuruş, şimdi 50 kuruş. Süt üreticisi can çekişiyor lütfen müdahele edin' diye yazmayı planlıyoruz" dedi.

Tüketimin azalması nedeniyle süt sanayicilerinin alımlarını kısması süt fiyatlarının ekim ayından bu yana yüzde 20 civarında düşmesine neden olurken, maliyetlerini bile karşılamayan hayvancılık işletmelerinin bir çoğunu kapatma noktasına geldi. TÜSEDAD'ın yaptığı araştırmaya göre, 200 sağmallık bir işletmenin aylık zararı 20 bin TL'ye ulaştı.
 
1 kilo süt 1 kilo yem etmiyor

TÜSEDAD üyesi 7-8 çiftliğin kapandığını ve hayvanların kesildiğini anlatan Kağıtçıbaşı, "Global kriz bizi teğet geçmedi, tam ortamızdan delerek geçti. Bu sıkıntıları atlatmamız kolay değil, işletmelerimiz zararda. Bir çok işletme kapanma noktasında, şimdiden 7-8 çiftlik kapandı. İşletmeler artık bırakın para kazanmayı borçlarını ceplerinden ödüyor. Bu ne kadar gider bilmiyorum? Bu şekilde gidersek 2009'un sonunda ayakta işletme bulamayabiliriz" diye konuştu.

Kağıtçıbaşı, süt fiyatlarının son 25 yılın en düşük seviyesine geldiğine dikkat çekti. En önemli kriterlerinden birinin 1 kilo süt karşılığında ne kadar yem aldıkları olduğunu vurgulayan Kağıtçıbaşı, "Şu anda 1 kilo süt karşılığında 1 kilo yem alamayacak duruma geldik" dedi. Son 30 yıllık dönemde süt/yem paritesi yalnızca 2007 ve 2008 yıllarında 1'in altına geriledi.

Süt fiyatlarının 8-10 sanayici tarafından belirlendiğini, üreticilerin pazarlık şansı olmadığı için zor duruma düştüğünü belirten Kağıtçıbaşı, fiyatların serbest piyasa koşullarında oluşmadığının altını çizdi. Fiyatların belirlenmesi için sektörün tüm temsilcilerinden oluşan bir Süt Konseyi'nin faaliyete geçerek ve taban fiyat belirlenmesi gerektiğini dile getiren Kağıtçıbaşı, "Bizim süt fiyatını belirlemede pazarlık şansımız yok. Çünkü sütleri saklama süremiz 1-2 gün. Sürenin uzaması durumunda ya satmamız ya dökmemiz gerekiyor. Mesela Amerika ve İsrail'de konseyler var. Her kesimden temsilci biraraya gelip maliyetleri belirleyip taban bir süt fiyatı açıklıyor. Sanayici sütü almadığında devletin kurumları alıp süt tozu yapıyor. Böylece üretici mağdur edilmiyor. Türkiye'de de böyle olması gerekli" şeklinde konuştu.
 
Çözüm için destekler ödenmeli

Sorunların çözümü için yasak olmasına rağmen çeşitli yollarla Türkiye'ye sokulan süt tozunun ülkeye girişinin engellemesi gerektiğini belirten Kağıtçıbaşı, sözlerine şu şekilde devam etti: "Süt tozu yasak ama sadece yasak. Park etmek de yasak ama herkes park ediyor. Süt tozu hayvan maması gibi farklı yollarla Türkiye'ye giriyor. Daha ucuz olduğu için süt tozu kullanan sanayicinin süte talebi azalıyor."

2007'den kalan desteklerin hala ödenmediğini, 2008 desteklerinden 1 TL bile alamadıklarını anlatan Kağıtçıbaşı, üreticinin zor durumdan kurtulması için desteklerde toplu ödeme yapılması ve süt tüketiminin artırılması için projeler geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
 
BU FİYATLARLA ÇİFTLİKLER YAŞAMAZ

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hayvancılık Sektör Başkanı ve Saray Çiftliği Tarım İşletmeleri Grup Koordinatörü Fevzi Topal ise, çok güç durumda olduklarını, bu fiyatlarla çiftlikleri yaşatmanın mümkün olmadığını dile getirdi. Sektörün kendini toparlaması için 2008 desteklerinin ödenmesi gerektiğini belirten Topal, geçen yıl 4 kuruş olarak belirlenen süt destekleme priminin artırılması gerektiğini anlattı. Topal, sektör temsilcilerinin biraraya gelerek geçen aylarda resmi olarak kurulan Süt Konseyi'ni faaliyete geçiremediklerine dikkat çekti.

Sanayicilerin alımlarını yüzde 30-40 kıstığını belirten Doğan Organik Genel Müdürü İlhan Başaran da, "Üreticiler olarak yapacağımız hiçbir şey yok. Elimiz böğrümüzde bekliyoruz. Böyle giderse herkes hayvanlarını ağır ağır kesime gönderecek. Sattığınız sütün parasını da alamıyorsunuz. Sektör ciddi anlamda sarmala giriyor" dedi. Sektörün kendi kendine aşabileceği sorunlarla karşı karşıya olmadığına dikkat çeken Başaran, üreticilerin rahatlatılması için okul sütü projesinin tekrar başlatılabileceğine işaret etti.
 
 
SÜT VE YEM FİYAT İSTATİSTİKLERİ
 
 

 
Süt Fiyatı (TL/KG)
Karma Yem Fiyatı (TL/KG %18 HP)
Süt/Yem Paritesi
1980
26
16
1.63
1990
1.033
544
1.90
2000
163.251
118.750
1.37
2005
392.000
385.000
1.02
2006
402.000
396.000
1.02
2007
497.000
503.000
0.99
2008
500.000
600.000
0.83

Kaynak: http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=114747&KTG_KOD
 
   
 
 Kriz Süt Üreticisini Teğet Değil, Delerek Geçiyor!
 
 
Süt üreticisi için 2008 senesi ile birlikte son 30 yılın en kötü günlerini yaşamaktadır. Her gün artan elektrik, petrol ve yem fiyatlarına rağmen süt fiyatı düşmeye devam etmekte ve bu şartlarda üretimini
 
 
    Süt üreticisi için 2008 senesi ile birlikte son 30 yılın en kötü günlerini yaşamaktadır. Her gün artan elektrik, petrol ve yem fiyatlarına rağmen süt fiyatı düşmeye devam etmekte ve bu şartlarda üretimini sürdüren çiftlikler kesin zarar etmektedir.
Derneğimiz üyelerinden Eray Gıda A.Ş. tarafından yapılan ve Tarım Bakanlığı’na da göndermiş olduğumuz süt sığırcılığı maliyet çalışmalarında da bu sonuç çok açık görülmektedir.
200 Sağmallık Örnek Çiftlik Maliyet Analizi  
        
Veriler:          
HAYVAN SAYISI
 
Sağmal Sayısı     170 Baş
Kurudaki İnek       30 Baş
Gebe Düve           50 Baş
Düve                 110 Baş
Buzağılar             25 Baş
TOPLAM SÜRÜ    385 Baş
     
          
Günlük Süt Verimi  26 Lt / Baş / Gün (Yıl Ortalaması)                
AYLIK TOPLAM SÜT  26 lt x 30 Gün x 170 Baş = 132.600 lt
AYLIK GİDERLER        
A- Yem Giderleri  : % 70    
        
  170 Baş Sağmal     X 10 Ytl/Gün = 1.700.-YTL  
   30 Baş Kuruda      X  5 YTL/Gün =   150.-YTL  
   50 Baş Gebe Düve X 4 YTL/Gün =   200.-YTL  
  110 Baş Düve        X 3 YTL/Gün =   330.-YTL  
   25 Baş Buzağı      X  2 YTL/Gün =     50.-YTL  
    Toplam                                   2.430.-YTL  
        
AYLIK YEM GİDERİ 2.430.-YTL X 30 Gün= 73.000.-YTL
        
B- Genel Giderler  : %30    
  İşçilik Giderleri                      : 17.000.-YTL  
  Enerji Giderleri (SSK Dahil)      : 7.000.-YTL  
  Aşı-İlaç-Sperma-Dezenfektan   : 5.000.-YTL  
  Nakliye-Tamir Bakım-Tel-Vs.    : 5.000.-YTL  
    Toplam                               : 34.000.-YTL
        
        
 TOPLAM AYLIK GİDER  107.000.-YTL
        

AYLIK SÜT GELİRİ   
   
Aylık Süt Miktarı  = 26lt X 170 Baş X 30 Gün = 132.600 Lt /Ay
1 Lt Süt Satış Fiyatı  = Taban Fiyat + Soğutma Primi+Devlet Desteği
Taban Fiyat   = Kasım 2008 itibarıyla 0,565 YTL / Lt Düşürülmüştür.
Soğutma Primi   = 0,055 YTL / Lt
Devlet Desteği   = 0,040 YTL / Lt
Toplam=0,565 + 0,055 + 0,040 = 0,660 YTL / Lt
AYLIK SÜT GELİRİ  = 132.000 Lt X 0,660 YTL = 87.000.-YTL / Ay  
Bu Durumda;   
 Aylık Gelir    87.000.-YTL
 Aylık Gider  107.000.-YTL
   
 AYLIK ZARAR  20.000.-YTL
YILLIK ZARAR  240.000.-YTL / Yıl ( 12 Ay  X 20.000.-YTL)
Yapılan bu çalışmada da görüldüğü gibi 200 başlık bir işletme 2008 yılı içerisinde toplam 240.000 YTL zarar etmiştir.
Ayrıca 2008 yılında ödenmeyen desteklemeler sebebiyle çiftçinin zararı daha da büyümüş; bu açığını kapatabilmek ve hayvanlarına yem alabilmek için piyasa ve bankalara yüksek faizlerle borçlanmıştır. Bugün gelinen noktada üreticilerin neredeyse tamamı piyasaya, bankaya, elektrik idaresine, mazot, yem ve ilaç satın aldığı firmalara borçlanmış durumdadır. Bu borçlar her geçen gün artarak içinden çıkılamayacak bir duruma kadar gitmektedir.
2008 yılı sonuna kadar dayanan üreticimiz maddi sıkıntısının olduğu bu dönemlerde hayvanlarına gerekli ilgi ve bakımı gösterememiş ve dolayısıyla hayvanlarının verimlerinde düşüşler meydana gelmiştir. Eğer çok acil önlem alınmazsa 2009 Mart ayından itibaren birçok üreticimiz bu yükü daha fazla kaldıramayacağı için elindeki dişi hayvanlarını kesime göndererek bu işi yapmaktan vazgeçeceklerdir. Böylece bugüne kadar yapılan birçok tesis yok olup gidecektir.
Derhal yapılması gerekenler:
1. Süt tozu ve krema ithalatının derhal durdurulması,
2. Çiğ süt fiyatlarına müdahale edilerek taban fiyat uygulamasına geçilmeli ve süt fiyatının üretici maliyetlerinin altında satılması önlenmeli,
3. 2007’den kalan ve 2008’de hiç ödenmeyen desteklemelerin derhal ve bir defada ödenmeli ve destekleme miktarları da hızla arttırılmalı,
4. Borçlanan ve faiz yükü altında ezilen çiftçinin banka, elektrik, vergi, sigorta gibi borçlarının yeniden yapılandırılması ve bu borçların faizsiz olarak uzun vadeye bölünmesiyle çiftçiye nefes aldırılmalı,
5. Çiftçinin desteklemeler karşılığında alacağından, kredi, vergi, elektrik, sigorta gibi çiftçi borçlarının mahsup edilmesi sağlanmalı,
6. Çiftçinin üretimde kullandığı elektrik ve mazot üzerindeki vergilerin düşürülerek dünya piyasa fiyatlarında kullanılmasına imkan sağlanmalı,
7. Bilhassa doğu bölgelerimizden ülkemize giren kaçak et ve hayvan kaçakçılığıyla mücadeleye şiddetle devam edilmelidir.
        Bu önlemlerin hepsi bugün alınsa bile süt hayvancılığı sektörünün tekrar ayağa kalkması ve toparlanması için en az bir seneye ihtiyaç olacaktır. Eğer bu önlemler hemen alınmaz yada eksik alınırsa zaten 2007’den itibaren krize maruz kalan sektörümüz,  dünyanın girdiği küresel krizle birlikte altından kalkılamayacak bir noktaya gelecektir. Bu durumda bırakın krizin teğet geçmesini, kriz çiftçinin göbeğinin tam ortasından delerek geçecektir.

TÜSEDAD Yönetim Kurulu Başkanı
 M. Nizam KAĞITÇIBAŞI